Türk lisesinden gelen bir öğrenci için SAT matematiğinin konuları genellikle tanıdıktır. Zorluk başka bir yerdedir.
Konu kümesi dardır
Cebir, doğrusal denklemler, ikinci dereceden ifadeler, oran ve yüzde, temel geometri ve trigonometri, veri yorumu kapsam içindedir. Kalkülüs bulunmaz.
Bu liste Türkiye müfredatının bir alt kümesi görünümündedir ve büyük ölçüde öyledir. Ancak bu durum sınavın kolay olduğu anlamına gelmez.
Asıl zorluk metindedir
Sorular çoğunlukla bir durum anlatır ve o durumun matematiğe çevrilmesini ister. Denklem verilmez, kurulur.
Bu nedenle matematiği güçlü ancak İngilizcesi zayıf öğrenci, bildiği konudan puan kaybeder. Kaybın sebebi matematik değildir ve matematik çalışılarak kapatılamaz.
Hesap makinesi bütün bölümde serbesttir
Eski SAT'ta bir bölümde yasaktı, artık değildir. Ayrıca sınav ekranında yerleşik bir grafik aracı bulunur ve adayın kendi makinesini getirmesi de mümkündür.
Yerleşik aracın sınavdan önce öğrenilmesi gerçek bir avantaj sağlar: denklem çözülmesi, grafik çizilmesi ve kesişim bulunması elle yapılmaktan hızlıdır.
Cevap yazmalı sorular
Soruların bir kısmı şıksız gelir ve cevap aday tarafından yazılır. Burada şık eleme stratejisi işlemez; dikkatsizlik doğrudan kayba dönüşür.
Bu sorularda biçim kuralları bulunur: negatif işareti, ondalık ve kesir yazımı. Kural bilinmeden doğru sonucun yanlış biçimde yazılması sıfır getirir.
Çalışma yöntemi
Konu tekrarına yoğunlaşılması çoğu öğrenci için yanlış yoldur, çünkü konu zaten bilinmektedir. Doğru yol, soru metninin çevrilmesinin çalışılmasıdır: sorunun okunup ne sorulduğunun tek cümleyle yazılması, ardından denklemin kurulması.
Yanlışlar sebebine göre ayrıştırıldığında bu görülür: hata çoğunlukla işlemde değil, kurulumda ortaya çıkar.