Mülakat kelimesi iki bambaşka şeyi anlatır ve karıştırıldığında yanlış hazırlık yapılır.
Amerikan mülakatı
Çoğunlukla mezunlar tarafından yapılır, isteğe bağlıdır ve tanışma niteliğindedir. Amaç öğrenciyi tanımak ve kurumu tanıtmaktır.
Karar üzerindeki ağırlığı düşüktür ve çoğu kurumda dosyaya küçük bir not olarak girer. Kötü geçmesi nadiren belirleyicidir; çok iyi geçmesi de dosyayı taşımaz.
Hazırlık basittir: neden bu kurum ve neden bu bölüm sorularına somut cevap, ve sorulacak birkaç gerçek soru.
İngiltere mülakatı
Bazı kurumlarda ve bazı bölümlerde mülakat akademiktir ve doğrudan belirleyicidir. Ders anlatan akademisyenler yapar.
Sorulan şey öğrencinin ne bildiği değil, bilmediği bir problemle karşılaştığında nasıl düşündüğüdür. Cevabı bilmemek olağandır; sessiz kalmak değildir.
Nasıl hazırlanılır
Ezberlenen cevaplar akademik mülakatta çöker. Hazırlık, düşünmeyi sesli yapma alışkanlığıdır: varsayımı söylemek, yolu anlatmak, tıkandığında bunu ifade edip başka yol denemek.
Bu, birisiyle prova yapılarak öğrenilir. Yalnız kağıt üzerinde hazırlanan öğrenci mülakatta ilk kez yüksek sesle düşünmüş olur.
Türkiye'den katılım
Mülakatların çoğu çevrimiçi yapılır. Bağlantı, ışık ve sessiz bir oda önceden hazırlanır; teknik bir aksaklık mülakatın ilk beş dakikasını yer ve o dakikalar en değerli olanlardır.
Ne sorulmalı
Her iki tipte de sona bir soru hakkı verilir. Kurumun sayfasında yazan bir şeyi sormak zayıf, dersin içeriğine ya da araştırmaya dair bir şey sormak güçlü okunur.