Deneme sınavı bir çalışma yöntemi değil, bir ölçüm aracıdır. Ölçüm yapıldıktan sonra sonuca bakılmadan bir sonraki ölçüme geçilmesi, her gün tartıya çıkılıp hiçbir şeyin değiştirilmemesine benzer.
Analiz, çözümden uzun sürer
Üç saatlik bir denemenin çözülmesi üç saat alır. Doğru okunması genellikle daha fazlasını gerektirir ve bu normaldir. Bu süreyi ayırmayan öğrenci aynı hatayı bir sonraki denemede tekrarlar ve puanın neden yerinde saydığını anlayamaz.
Her yanlışın bir sebebi vardır ve sebepler aynı değildir
Yanlışların sayılması bir şey ifade etmez. Sebebe göre ayrıştırılmaları ise her şeyi ifade eder. Dört sebep bulunur ve dördü dört ayrı işi gerektirir.
Bilinmiyordu. Konu eksiğidir. Çözümü o konuya dönülmesidir.
Biliniyordu ancak soru yanlış okundu. Dikkat sorunu değil, okuma alışkanlığı sorunudur. Çözümü soru okuma biçiminin değiştirilmesidir.
Biliniyordu ancak süre yetmedi. Hız sorunudur, bilgi sorunu değildir. Konuya dönülmesi bunu düzeltmez.
Tahmin edildi ve tutmadı. Aslında bilinmiyordu. Birinci gruba yazılır.
Bu ayrım yapılmadan çalışılması, yanlış ilacın alınmasına benzer.
Doğrular da incelenir
En çok atlanan adım budur. Emin olunmadan işaretlenen ve tutan sorular aslında bilinmeyen sorulardır; yalnızca o seferlik şans yaver gitmiştir.
Bu sorular bir sonraki sınavda yanlışa dönüşür. Deneme sırasında emin olunmayanların işaretlenmesi, analizin en değerli parçasıdır.
Tekrar eden hatanın kaydı tutulur
Aynı hata üçüncü kez ortaya çıkıyorsa artık bir hata değil bir alışkanlıktır ve alışkanlık kendiliğinden geçmez. Basit bir liste yeterlidir: hangi hata, kaç kez, ne yapıldı.
O listenin kısalmasıyla puan yükselir. İlerlemenin gerçek ölçüsü deneme sayısı değil, bu listenin kısalmasıdır.
Çözülmesi gereken deneme sayısı
Sayısal hedef konulması yanlış bir yaklaşımdır. Analiz edilmeyen on deneme, doğru okunmuş üç denemeden daha az iş görür. Ritim genellikle şöyle kurulur: bir deneme, ardından analiz, ardından eksik çıkan konuya dönüş, ardından bir sonraki deneme.