Kendi kendine AP çalışmak Türkiye'de yaygın bir yoldur, çünkü okulların çoğu AP dersi vermez. Sorulması gereken soru bunun mümkün olup olmadığı değil, hangi derste mümkün olduğudur.
Ayrımın ölçütü
Bir dersin kendi kendine çalışılabilirliği, sınavın hangi bileşenden puan verdiğine bağlıdır. Cevabın doğru ya da yanlış olduğu sorularda öğrenci kendi kendini denetleyebilir.
Cevabın bir barem tarafından okunduğu sorularda denetleyemez, çünkü kendi cevabının puan alıp almadığını göremez. Fark burasıdır.
Kendi kendine uygun olanlar
Microeconomics, Macroeconomics, Psychology ve Statistics gibi dersler görece uygundur: konu sınırlı, kaynak bol ve soruların büyük kısmı kendi kendine denetlenebilir.
Calculus da uygundur, çünkü bir problemin doğru çözülüp çözülmediği belirsiz değildir.
Duvara toslanan yerler
Deney yorumu isteyen dersler (Chemistry, Biology, Physics) ve uzun yazı isteyen dersler (History, Literature) kendi kendine çalışıldığında en çok puan kaybedilen derslerdir.
Sebep konu değil geri bildirimdir: öğrenci yazdığı cevabın neden tam puan almadığını göremez ve aynı hatayı aylarca tekrarlar. Bu, tek başına birkaç puan bandı fark ettirebilmektedir.
Dosyada nasıl görünür
Dışarıdan alınan AP puanı ile okulda ders alınarak elde edilen puan arasında hiçbir fark yoktur; belge aynıdır ve üzerinde işaret bulunmaz.
Dosyada görünen fark başka yerdedir: okulda ders alan öğrencinin transkriptinde o ders görünür, dışarıdan girenin görünmez. Bazı üniversiteler ders yükünü transkriptten okur.
Gerçekçi yöntem
Müfredat listesi resmi sayfadan alınır, geçmiş sınavlar üzerinden ilerlenir ve her serbest cevaplı soru barem karşısında okunur. Barem okumak, kendi kendine çalışmanın en kritik ve en çok atlanan adımıdır.
Barem karşısında kendi cevabını değerlendiremeyen bir öğrencide bu yol, geri bildirim veren bir kaynakla desteklenmeden verim vermez.